“Ne kulum ne hür, ne mumum ne demir, ne ben kimseye gönül verdim ne de kimse bana gönül verdi.”
En büyük elemim onu bulmamaktan peyda olmuştu, ben de arayışla gönlümde yola koyuldum. Güneş mis kokulu erguvanları selamlarken, oturduğum ıslak piknik masasının üzerine kadar yaklaşıp birkaç söz fısıldadı.
“Yalnız değilsin ki!”
Karanlık, Mürüvvet’in içine sessizce yerleşmişti. Gençliğinin en kırılgan çağlarında onu bırakmıyor, aksine her geçen gün biraz daha içine çek ...