İbn Haldun (732/1332-808/1406), İslam kültür havzasında birçok ilmî disiplinin kurumlaştığı bir tarihsel kavşakta, özellikle tarih ilminden beslenerek, felsefî bir ilim kurmuş, fakat diğer yandan da klasik anlamında İslam felsefesinin ana damarını oluşturan Meşşâiler’e karşı bir konumda yer almıştır. Bu açıdan düşünürün belli bir sınıfa yerleştirilmesi oldukça zor olmakla birlikte, önemli olan umran ilminin oluşumunda hangi ilmî geleneklerden beslendiğine dikkat edilerek, kendisi ...