İhanet bir anda yaşanmaz, derlerdi.
Haklılarmış.
Önce sessizce yaklaşırmış. Bir bakışta, yarım kalan bir cümlede, tutulmayan bir elde... Ya da çok iyi tanıdığını sandığın bir insanın gözlerinin içine bakarken hissettiğin o yabancılıkta.
Sonra her şey değişirmiş çünkü ihanet her zaman aldatmak değilmiş.
Bazen kalmaya mecbur bırakılmakmış.
Bazen de deli gibi âşık olmakmış.
Bu kez kimse masum değil. Olmayacak. Sırta bir bıçak saplanmayacak ama o ihtimal bile iliklerde ...