Kitapçıdan içeri, tabelasındaki renklere cevap veren bir gen taşıdığınız için girmediniz. Rafların arasında, sizi kitapsever yapan bir gen öyle buyurduğu için dolaşmaya başlamadınız. Bu kitabı da, bir “merak geni”ne sahip olduğunuz için elinize almadınız. Cüzdanınızdaki son parayı savurganlık –veya kimine göre fedakârlık– geninizden dolayı çıkarıp kasiyere uzatmış değilsiniz. Yaşadığınız yeri, öğle yemeğinizi, eşinizi, işinizi, en sevdiğiniz rengi de size öyle yapmanızı fısıldayan genlere sahip ...