Fatih, koca ovaya doğru avazı çıktığı kadar "Babaa!" diye bağırdı. Sesi, ay bulaşığı karanlığı yırtarak dalga dalga yayıldı. Anası Muazzez Hanım, "Hasaan! Neredesin?" diye haykırdı. Bu haykırış, koca ovayı bin pareye böldü. Her parede binlerce çaresizlik filizlendi, Salih ise sessizce onları izliyordu. Başındaki kırmızı şapkasının altından taşan saçlarına karanlık bulaşmıştı. Sırtındaki siyah ceketinin altında küçüldükçe küçülmüş, kaybolmuştu adeta. "Baba!" diye seslenemedi bile. Yaşadığı endişe ...