Birkaç ismi saymazsak, Türk hikâyeciliğinin epeydir çölleştiğini söyleyebilirim. İyi hikâyeler tadları damaklarımızda kalan kayıp lezzetler misâli buharlaştılar, merâkımdan yenileri takip etmeye çalışıyorsam da genellikle hayâl kırıklığını yaşadığımı söyleyebilirim. Türkçesi, nevî şahsına münhasır veya nev'î şahsına münhasır üslûbu ve de meselesi olmayan hikâyelerden artık yoruldum. Hikâyeciliğimizin çölünde Besim Zoga da nereden çıktı diyeceğinizi biliyorum, çünkü tehnâlardan biri, gecikmişleri ...