İbn Haldûn’un siyaset ve toplum düşüncesi, devleti ideal ilkelerden ziyade insan doğasının, toplumsal dayanışmanın ve tarihsel zorunlulukların ürünü olarak kavramayı mümkün kılar. Bu çalışma, onun yaklaşımını merkeze alarak iktidarın kökenini, sürekliliğini ve çözülüşünü metafizik varsayımlardan arındırılmış bir perspektifle ele alır. Böylece devlet, kutsallaştırılmış bir amaç ya da salt bir tahakküm aracı olarak değil, insan topluluklarının tarihsel tecrübeleri içinde ortaya çıkan zorunlu bir ö ...