İnsanı insan yapan nedir? Taşıdığımız genler mi, içine doğduğumuz kültür mü? Kimileri insanı bencil dürtülerinin esiri saydı, kimileri temiz bir sayfa gibi gördü. Onurcan Yılmaz, bu kısır ikiliği geride bırakıyor: İnsan, ne genlerinin tutsağı ne de kültürün serbestçe yoğurduğu bir malzeme; biyolojik mirasla toplumsal birikimin birbirini sürekli dönüştürdüğü, dinamik bir tasarım alanıdır. Ahlakın kökeninden zekânın evrimine, inancın psikolojisinden işbirliğinin mantığına, yapay zekâdan iklim kriz ...