Marmara'nın rüzgârla yoğrulmuş adalarında, deniz yalnızca geçim kaynağı değil; kaderin, ayrılığın ve umudun da taşıyıcısıdır.
Yetim bir balıkçı olan Yusuf, yoksulluğa rağmen onurundan vazgeçmeyen, denizle büyümüş genç bir adamdır. Ada halkının vicdanı olan Hüseyin Dayı, sert görünüşünün ardında merhametini saklayan Osman Ağa ve çocukluğunu geride bırakmak zorunda kalan Rum tüccar Vasilis, aynı adanın rüzgârında savrulan farklı hayatların temsilcileridir.
Denizin tuzu, rüzgârın sesi ve ...