Şehre bakmak sadece göz ile olur, görmek ise akıl, kalp, idrak, şuur, hikmet ve irfan’ın göz ile birlikte devreye
girmesiyle olur.
Şehri görebilmek, o şehirde yaşayan bir çocuğun gülüşünde geleceğin umudunu, bir yaşlının ellerinde geçmişin
hikâyesini, bir annenin gözlerinde şehrin merhametini ve kucaklayıcılığını hissetmektir. Şehri görmek o şehre derin bir
dokunuştur.