19. yüzyılın hâkim bilimsel ırkçılık anlayışını sorgulayan bu eser, modern insan bilimlerinin temellerini atan bir başyapıt olarak karşımıza çıkıyor. Babington, “ırk” kavramını metafizik bir öze dayandırmak yerine, kültürel, tarihsel ve çevresel etkilerle şekillenen bir insan anlayışını savunuyor. Gerek Roma İmparatorluğu'nun çöküşü üzerinden gerekse dönemin ulusal karakter algılarına dair örneklerle Babington, ırk teorilerinin ideolojik dayanaklarını ve çarpıtmalarını çarpıcı biçimde ortaya koy ...