Hayatımızı kendi kararlarımızla şekillendirdiğimizi düşünürüz. Peki, arzularımızı, kimliklerimizi ve inançlarımızı gerçekten kendimiz mi seçiyoruz, yoksa bizden çok daha büyük toplumsal güçler mi bizi biçimlendiriyor? İktidar yalnızca devletlerin ve kurumların elinde mi, yoksa dilimize, ilişkilerimize, bedenimize ve en sıradan alışkanlıklarımıza da mı sinmiş durumda? Küreselleşmenin, kültürel çatışmaların ve dijital teknolojilerin dönüştürdüğü bir dünyada, içinde yaşadığımız toplumu anlamak için ...