Yeraltında, kapalı bir mekânda yaşayan kırk kadından geriye yalnızca biri kalmıştır. Dış dünyaya ne olduğunu bilmeyen bu son tanık, geçmişi hatırlamaya ve anlatmaya başlar: Erkeklerin var olduğu, düzenin hüküm sürdüğü, sonra yavaş yavaş çözülen bir dünya… Kadınlar, anlamını bilmedikleri kurallara uyarak hayatta kalmaya çalışmış, erkeklerin ortadan kayboluşunu ise sessizce kabullenmişlerdir. Anlatmak, hayatta kalmanın tek yolu haline geldikçe hafıza hem bir sığınağa hem de bir tehdide dönüşecekti ...