“Bana nasıl yürüdüğünüzü söyleyin, size nasıl düşündüğünüzü söyleyeyim.”
Yürümek, en basit haliyle adımlardan ibaret görünür. Oysa felsefe tarihi için yürümek; düşüncenin ritmini bulması, zihnin coğrafyada yolunu çizmesi ve insanın dikey duruşunu her adımda yeniden aramasıdır.
Ayağa kalktığımız her an, aslında kontrollü bir düşüşe izin verir ve hemen ardından dengemizi yeniden kurarız. Tıpkı bir fikrin peşine düşmek gibi...
Roger-Pol Droit, Filozoflar Nasıl Yürür? eserinde okuru a ...