“Sonra renkli camdan mumluklara rastladı. Mumluklar elinde, bir süre olduğu yerde gözleri kapalı kıpırdamadan kaldı. Aldı onları doğruca evlerinin salonunda baş köşedeki ahşap, cam kapaklı büfeye götürdü. Evin en sevdiği köşesine... Kendi köşesine, her şeyin, daima yerli yerinde durduğu köşeye.”
Okuduğu kitabın cümlelerini kahve falından çıkarmak zorunda kalan bir kadın, varlığını ancak denizin ortasında hissedebilen arızalı bir ruh, çağlar öncesinden kalma bir çağrıyla koşmaya başlay ...