Bir kez oturup sohbet etmedim annemle
Hayattaydı o zaman sevinçler ve tül perdeler
Hep uzaktan seslenirdi annem hayattaydı
Sadece pencere kaldı bir de öteler
Ondan geriye doğru saydım ömrümü
Kapı önlerinde kırık dökük gölgeler
Sormadı bana annem, “kaça geçtin?”
“Zimbabwe’nin başkenti neresi?”
Çünkü ben onun başını unuttuğu türkülerle dönerdim eve
Yolda onun ettiği duaları karşılardım
Peşimden yüz kez selat-ı tefriciye
Kapılar kapanınca sessizce ağlardım