İnsan olmak ile insan kalmak arasındaki o ince, çoğu zaman görünmez çizgi nerede başlar, nerede kırılır? Bu kitap, tam da bu sorunun izini sürüyor.
Hapishane… Yalnızca dört duvar, demir kapılar ve kilitlerden ibaret bir mekân değil; insanın kendiyle, iktidarla, toplumla ve en çok da insanlığıyla yüzleştiği bir sınav alanı. Bu çalışma, hapishaneyi bir “ceza kurumu” olarak değil, insanı çözmeye, dağıtmaya ve yeniden biçimlendirmeye çalışan bir sistem ola-rak ele alıyor. Ama asıl odağı, bu sis ...