Karaçukur…
Bu coğrafyada dağ yalnızca bir yükselti değildir. Bazen siper, bazen pusu, bazen de adını rüzgâra bırakmadan yutan bir mezardır.
Bir gece, on iki can aynı dar boğazdan geçerken kaderin tuzağına düşer.
On bir şehit…
Ve bir kadın subay: Üsteğmen Sıla Karaca.
Cenazesi bulunamayan, esir düşen, zincirlerle dağlara sürüklenen, bir hainin gölgesi, bir nişanlının sesi, bir yeminin ateşi ve dağın içinden yükselen beklenmedik yardım elleri…
Karaçukur, bir çatışmanı ...