George Steiner’ın “Okumak karşılaştırmaktır” sözü, Ben Hutchinson’ın kitabının hem hareket noktasını hem de nihai iddiasını özetler: Karşılaştırma yalnızca bir akademik yöntem değil, anlama eyleminin bizzat kendisidir. Ne var ki bu evrensel dürtüyü bir disipline dönüştürme girişimi, beraberinde köklü epistemolojik ve siyasal soruları da getirir. Hangi edebiyatlar karşılaştırılacak, hangi diller bu karşılaştırmaya aracılık edecek ve bu seçimler kimin çıkarına hizmet edecektir?
Hutchinson, bu ...