Modernitenin temel ayrımlarından biri olan dinî ve seküler arasındaki sınır, çoğunlukla Rönesans, Reform ve Aydınlanma dönemlerinde Avrupa’da yaşanan tartışmaların ve kilise ile devlet arasındaki iktidar mücadelelerinin sonucu olarak anlatılır. Oysa bugün “evrensel” kabul ettiğimiz bu kategoriler, erken kolonyal dönemdeki kültürlerarası karşılaşmaların ve bunların yol açtığı epistemolojik kırılmaların etkisiyle şekillenmiştir. Bu kitap, 16. ile 18. yüzyıllar arasında Avrupa’nın Çin’le karşılaşma ...