“Kesip atmak istiyordu kulaklarını. Van Gogh da sesten mi kurtulmak istemişti acaba kulağını keserken?”
Adnan İslamoğulları Kuyu, Külhan ve Müntehir’in ardından dördüncü romanı Muhayyel ile zihnin arka planında çalışan gürültüyü görünür kılıyor. Bu kez roman, kelimenin omzuna asılı bir uğultuyu sahneye çıkarıyor. Cümle, burada bir açıklama aracı değil; bir duyum, bir titreşim, bir yürüyüş biçimi. Haricî olan kendi temposunda akarken metin, içeride kabaran sesi inceltip keskinleştirere ...