İdeolojinin dışında durulabilecek bir yer yoktur.
Birinin ideolojik konuştuğunu söylemek bir betimleme değil bir ithamdır; ithamı yönelten ise kendisini nesnelliğin tarafında sayar. Oysa bir toplumsal düzenlemenin doğal ve alternatifsiz görünmesi tarafsızlığın değil hegemonyanın işaretidir. Hangi ideolojinin içinden konuşulduğunu bilmek ya da bilmemek vardır.
Son on beş yılda ideolojik çatışma yeniden sertleşti: radikal sağ pek çok ülkede iktidara yürüdü, popülist siyaset yerleşik part ...