İstanbul, yalnızca masalsı görüntülerin peşinde koşanları ya da her köşe başında bir suç yuvası görmeyi bekleyenleri hayal kırıklığına uğratacak pek çok sıradanlığı barındıran bir megapol. Birbirinden kopuk dokuların, kenti dönüştürme hırsının ve pek de egzotik olmayan manzaraların bileşiminde; göçle oluşan devasa ilçeler, kendilerini diğerlerinden soyutlamak isteyenler için inşa edilen pahalı kaleler, gayrimüslimlerle birlikte ruhunu da yitirmiş mahalleler, Avrupa yoluna düşmüş göçmenlerin sığı ...