Yirmi beş yaşındaki Hatoko, büyükannesinden miras kalan Kamakura’daki küçük kırtasiyeye geri
döner. Katı ama bilgece bir disiplinle yetiştirilmiş, şimdi ise sıra büyükannesinin mesleğini
devralmaya gelmiştir: mektup yazarlığı.
Çünkü bir mektup yalnızca sözcüklerden ibaret değildir. Kâğıdın dokusu, mürekkebin rengi,
zarfın biçimi, hatta pulun seçimi bile bir anlam taşır. Hatoko’ya gelenlerin dilekleri çeşitlidir: yeni
yıl tebrikleri, bir maymunun ölümü için yazılan taziye ...