Mekân sadece fiziksel bir yapı olmaktan öte hafızanın sabitlendiği,
duygusal keşiflere ve manevi birikime imkan tanıyan hayati bir zemindir.
Zihinsel gelişimi tamamlayan "duygusal mekân", İslam medeniyet
tasavvurunda insanı var eden ve muhabbeti mümkün kılan bir derinlik
sunarken; fiziksel mekân anıların korunmasını ve nesillere aktarılmasını
sağlayarak belleği sadece geçici algılardan ibaret kalmaktan kurtarır.
Sonuç olarak, bir yerin basit bir metadan öteye geçip ...