Türk tiyatrosunun kökleri, yalnızca geçmişte kalmış formlarla değil, bugün hâlâ üretilebilir bir sahne bilgisinde saklıdır. Ancak bu birikim, modern oyunculuk eğitimi içinde çoğu zaman sınırlı ve yüzeysel biçimde ele alınmaktadır. Köy seyirlik oyunlarından meddahlığa, ortaoyunundan sözlü anlatı gelenlerine uzanan bu zengin alan, yalnızca tarihsel bir miras değil, oyuncunun beden, ses ve anlatı olanaklarını genişleten canlı bir kaynak niteliği de taşır.
Bu kitap, geleneği yeniden ...